Kısa cevap
Matematikte başarısızlık çoğu zaman öğrencinin kapasitesinden değil, eksiklerin birikmesinden ve ona uygun olmayan anlatım biçiminden kaynaklanır. Doğru sıra, net anlatım ve düzenli tekrar ile çoğu öğrenci matematikte güven kazanabilir.
Matematik çoğu öğrenci için zor olduğu için değil, neyi neden yapamadığını açıklayan bir yol haritası olmadığı için korkutucu görünür. Öğrenci aynı anda hem konuyu anlamaya hem de geride kalmamaya çalıştığında matematik bir beceriden çok baskı kaynağına dönüşür.
Bu nedenle matematik korkusunu azaltmanın ilk adımı, öğrenciyi “yapamıyor” diye etiketlemek değil; tam olarak hangi basamakta zorlandığını görünür hale getirmektir.
Matematik Korkusu Çoğu Zaman Birikmiş Eksiklerin Sonucudur
Bir öğrenci üst konularda zorlandığında genellikle yalnızca o başlık çalıştırılır. Oysa sorun çoğu zaman çok daha aşağıdaki temel işlem, kesir, denklem ya da oran-orantı eksiklerinden gelir.
Öğrenci bu boşluklarla ilerlemeye çalıştığında her yeni konu biraz daha zor görünür. Sonuçta matematik korkusu, tek bir konu nedeniyle değil; açıklanamayan başarısızlık duygusunun birikmesiyle oluşur.
Doğru Yöntem, Öğrenciyi Tek Tip Kalıba Sokmaz
Her öğrencinin öğrenme hızı, dikkat süresi ve anlama biçimi farklıdır. Bu yüzden aynı anlatımı herkese uygulamak verimli görünse de çoğu öğrenci için kırılma noktası yaratır.
- Önce mevcut seviye görülmeli.
- Sonra eksikler doğru sırayla ele alınmalı.
- Öğrenciye çözdüğü sorular üzerinden güven duygusu kazandırılmalı.

Başarıyı Getiren Şey Hız Değil, Sağlam Temeldir
Öğrenci bir konuyu gerçekten anladığında yalnızca o soruyu çözmez; benzer sorularda nasıl düşüneceğini de öğrenir. Bu da hızdan önce güven duygusunu güçlendirir.
“Bir öğrenci matematikte kendine güvenmeye başladığında, korku maskesi yavaş yavaş düşer.”
Bu yüzden amaç tüm konuları hızlıca bitirmek değil; öğrencinin kendi başına da sürdürebileceği bir matematik zemini kurmaktır.